Goodness knows I saw it coming, or at least I’ll claim I did…

Bir önceki yazımda yazdığım gibi, Garden State’i izledim… V for Vendetta kadar etkilemese de, oldukça eğlendiğimi söyleyebilirim…

Özellikle o müzikler yok mu… Bir Zach Braff filmi seyretmenin en müthiş yanı, zaten bildiğiniz ve sevdiğiniz müzikleri, muhteşem sahnelerle birleşmiş bir şekilde duyabiliyorsunuz. The Shins’den Caring Is Creepy, Coldplay’den Don’t Panic, Zero 7′dan In The Waiting Line, Remy Zero’dan Fair, Frou Frou’dan Let Go… ve bunların dışında, bunlarla aynı tarzda, daha önce duymamış olduğunuz birçok şarkı daha…

Aslında, normalde, bu haftayı “Zach Braff haftası” yapacaktım; Scrubs’ın ilk sezonunu indirmiştim ve Garden State’i seyredecektim. Ama (daha önce de söylemiş olmam gerektiği gibi) Zach Braff/Natalie Portman haftası oldu. Braff’in aşağı yukarı neler yapabileceğini biliyordum, ama Portman’ı iki apayrı karakterde görünce resmen büyülendim. Birinde tamamen çatlak ve duygusal bir kızı oynuyordu, diğerinde –hmm, pek emin değilim, kendiniz seyretmeniz gerekecek. Ama birbirinden bu kadar farklı, resmen iki uç rolde de, süper performans sergilediğini itiraf etmeliyim. (Nnnaman Allah’ım, nnnaşık mı noluyorum ne? :P )

Garden State’i seyretmeyenlere tavsiye ediyorum, alıp seyretsinler. Seyredenlere ise başka bir tavsiye, şu anda Zach Braff bir İtalyan filmini (ki geçenlerde Kanal D’de vermişlerdi, içim bayılmıştı) Hollywood’luk yapıp tekrar çekiyor. The Last Kiss adındaki bu film de hemen hemen Garden State tadında olacak; güzel müzikler, Zach Braff, daha anlaşılır bir dil, baymayan oyunculuk, Rachel Bilson… Fragmanına göz atmakta fayda var, gerçekten hoş bir şey olacağı anlaşılıyor hemen…

Yorum Yazın

(gerekli)
(gerekli fakat gösterilmeyecek)