Bir ses duydum sanki…

Yaz tatilimde Altýnoluk’a gitmeden önceki son gün. Saat 10:15 civarý. Yaklaþýk 30 dakika önce Grey’s Anatomy’de duyduðum müziði bulmaya çalýþýyorum. Hemen bulup indirmem lazým. Hemen. Ama bu “hemen” bir kriz nedeniyle deðil, 5-10 dakika içinde evden çýkacaðýmýz için. Þarkýnýn adýný buluyorum; Sunday. Söyleyen Sia. Allofmp3.com’a girmeye çalýþýyorum, olmuyor. Bozuk Ýngilizceleriyle “Server’lar þu anda dolu, sonra gel” diyorlar. Sonraya vaktim yok, bu þarkýyý “hemen” indirmem lazým.
Limewire’ý açýyorum. Sanatçý: Sia; Þarký Adý: Sunday. Bissürü sonuç çýkýyor. En çok baðlantý olanýný seçiyorum, indiriyorum, ve iTunes’a atýyorum. 5 dakika sonra da arabaya binmiþ oluyorum.

Bütün bir yaz boyunca bu þarkýyý, Sunday’i dinledim. Geri döndüðümdeyse Colour The Small One albümünü AllOfMP3.com’dan satýn alýp indirdim.

Tabii bu arada, müzik arþivim geniþlemeye devam etti ve ben Zero 7′ýn The Space Between þarkýsýný duydum. Bu albümü de AllOfMP3.com aracýlýðýyla edindim ve þok oldum; Sia, Somersault ve Speed Dial No.2 þarkýlarýný söylüyordu! Biraz araþtýrýp karýþtýrýnca, Zero 7 projesindeki birkaç sanatçýdan biri olduðunu, sonsuz sayýda þarký kaydý olduðunu, plak firmasýnýn Ýngiltere’de olduðunu ve bu yüzden geçen senenin baþýndan beri piyasada olan albüme Amerikalýlarýn daha geçtiðimiz ay ulaþtýðýný öðrendim. Bir de ayýn onunda KCRW’da Morning Becomes Eclectic’e çýktýðýný.

Morning Becomes Eclectic, gruplarýn ve/veya þarkýcýlarýn 6 adet “canlý” þarký söyledikleri bir radyo programý. (Daha önce The Like da çýkmýþtý bu programa.) Sia Furler, çok saðlam bir “bandoyla” çýkmýþ programa. Pasaklý, “aptal sarýþýn” bir görünümü olsa da, sesiyle insaný gerçekten büyülüyor. Özellikle suratýnýn haline aldýrmamasý beni acayip etkiledi; sesinin iyi çýkmasý için suratý nasýl olmalýysa o hale sokuyor, baþta komik gelse de bir-iki kez daha seyredince takdir ediyorsunuz.

En “büyülü” tarafý, canlý performanslardaki sesinin kayýtlardakinden çok daha güzel olmasý.

Kendiniz dinlemeniz için;

Dosyalarý dinlemek için Quicktime Player‘a ihtiyacýnýz var. Nedeni ise, dosyalarýn boyutunu küçültmek için þarkýlarý 64k’ya düþürmem gerekmesi ve MP3′te 64k’nýn çok ama çok iðrenç olmasý. AAC ise kaybý hissettirmiyor bile…

Alýn size bir de video:

Bunu seyretmek için de Real Player‘a ihtiyacýnýz var.

(Of, amma codec karmaþasý oldu!)

Ýnatla Quicktime’ý indirmeyenlere veya “o ne” diyenlere: Windows Media Audio (WMA) ve Windows Media Video (WMP)’den çok daha kaliteli olan bir codec’tir Quicktime. Ayrýca programlla birlikte gelen iTunes da güzel bir müzik yönetim aracýdýr. Üstelik, deðiþik sitelerden film fragmanlarý seyrederken de iþinize yarar, çünkü internetteki fragmanlarýn %99′u Quicktime Movie File formatýndadýr. ’nuff said…

Yorum Yazın

(gerekli)
(gerekli fakat gösterilmeyecek)