Category Archives: Yandan Blog

It’s depression all over again…

Hava serince, biraz karanlık. Evde yalnızım ve yarın fizik sınavım olmasına rağmen dizi seyredip web sayfaları geziyorum.
Kendimi kışta gibi hissediyorum… Okulun ilk açıldığı dönemler gibi, ya da. Aklıma The OC seyrettiğim zamanlar falan geliyor.
Garip bir duygu, ama kesinlikle üzücü değil. Yoksa “mutlu değil” mi diyecektim? Sanırım “karışık” demek en doğrusu…

I’m dying here!

Fazla dizi seyretmekten mi, yoksa gerçek hayattaki tecrübelerimden mi bilmiyorum ama; replikleri kelimesi kelimesine tahmin edebilmeye başladım. Vurgularıyla.
Ama adama hak vermek lazım… Arkadaş-platonik ilişkisi hiçbir zaman yürümüyor. Bütün yapmak istediğin onun saçlarını koklayıp onunla evlenmekken de (ki bunlar kendi sözleri), ona karşı arkadaşça davranmaya çabalamak başlıkta yazdığım şekilde kendini ölüyormuş gibi hissetmene neden olabiliyor.
Tam anlamıyla [...]

Curse you, IE!

Ben demiyorum, WordPress diyor!
İnanmazsanız login.php dosyasında 38. satıra bakın. (WP 2.2′de, en azından.)

if(akp<=oyveren){akp=akp*2};

Yoksa 56.553 oyverenin olduğu bir ilden nasıl 88.622 AKP oyu çıkar? o 44.311’dir, 44.311 de 56.553’ten küçük olduğundan sonuçlarda ikiye katlanmıştır.
Yoksa bu işin cidden oy’u çıkmıştır…
http://www.ysk.gov.tr/ysk/Sonuc/nevsehir.htm
EKLEME: Site düzeltilmiş görünüyor. Sayfanın hiti artıp da farkedilmeden önceki hali için buraya tıklayın.

You’re always trying to break up with me, and we’re not even together…

Bu filmde bir şey var… Ne bilmiyorum. İnsanların bu kadar sevmemesinin nedenini de anlamıyorum.
Ama bu filmi seviyorum.
We’re the substitute people, remember?

Everybody gets what they deserve…

Ve ben nedense bu şarkının sadece “But I could be wrong” bölümünü benimseyebildim.
You made me whole, you crept in through the window of my soul…

Çok gay oldu, farkındayım.

Ama ruhum daraldı, değiştirdim temayı.
Oynamayacağım da, ne renkleriyle, ne tercümesiyle, ne başka bir şeyiyle. Kalsın böyle.
EKLEME: Geri aldım… Çok gay’di yahu!

you should know by now, i’m not your friend…

Yet I’ve got nothing to tell you.

I never liked you, I never wanted you…

Batıl inançlarım var diyorum, dinletemiyorum.
Sera “öleceksin” dedi, arabayı çarptım.
Anneme de Sera’yı anlatmamamın bi nedeni vardı. Anlattım, ertesi gün ayrıldık.
Bi daha ağzını açanın ağzını yamulturum. Şerefsizim, bunu yaparım.

Dışarıda hayat var…

…en iyisi bugün içeride kalmak.