Açıklamalı kadınca-erkekçe sözlük, ihtiyacı olanlar için… Çünkü kadınlar hiçbir zaman, HİÇBİR ZAMAN akıllarından geçeni dürüstçe ve açıkça söylemezler. (Alıntı. SoSuMi.)
İyi: Bu söz kadınlar tarafından haklı olduklarında ve susmanız gerektiğinde sarfedilir.
Beş dakika: Eğer kadın giyiniyorsa, bunun gerçek anlamı yarım saattir. “Beş dakika” sadece ve sadece erkeğin ev işlerine yardım etmeden önce maçı seyredebileceği süre geçerli olduğunda [...]
-But sir, you’re not wearing your shoes!
-I don’t care!
Sen bu yazıyı okuduğunda ben kilometrelerce uzakta olacağım.
Çünkü en yakın arkadaşınla yattım, ve yerini benden başka bir tek senin bildiğin silahımı bulamıyorum.
Sevgilerle, ………..
Az önce evdeki klasik kafayı yeme turlarımdan birini atarken salondaki TV’de açık olan bir kanalda bir masaj salonunun reklamını gördüm… Ve duyduğum yerinde “Müessemizin en çok talep gören masaj türlerinden biri de ‘göl taşı masajıdır’. Ekibimiz sabah mesai başlamadan gölün etrafından topladığı taşlarla–” şeklinde uzayıp giden fakat benim dinlemeye devam etmeden odadan kaçtığım reklam kimi [...]
Bazı insanlar, her şeyi kaldırabileceğinizi düşünürler. Yaptıklarının yanlarına kalacağını, hissettirdiklerinin hissettiklerinden önemli olmadığını, kendi isteklerinin haklı olduğunu zannederler. O insanlar tekrar düşünmeliler.
İyi niyetimizden kaybediyoruz hep neyi kaybediyorsak. Her isteğe “he”, her reddedilene “peki”, her düşünceye “eyvallah” diyerek biriktiriyoruz. Kusmak istediğimiz nefretimizi içimizde saklayıp, dışa vurmuyoruz. Çünkü bir şansa sahip olacağımızı, bizim de istediğimizi söyleyip istediğimizi [...]
Biliyorsunuz mu bilmiyorum, benim çok sevdiğim eski kasa bir 307′im var(dı). Mavi renk(ti), otomatik vites(ti), 5′li CD Changer’ı konsolda(ydı), 1.6 motorlu(ydu) ve 115 hp (idi).
Geçtiğimiz cumartesi, önümdeki kamyonun hıyarlığı sonucu bir Ford Focus’a saatte 70km ile girerek aracın önünü dağıttım. Ama ben? Sapasağlamım!
Kafam güneşliğe kadar gitti, dokunsa ölürdüm herhalde o hızda. Gözlüklerim uçtu falan. [...]
Dışarıda insanlarla pizza yemek işkence gibi artık. Pizzanın en sevdiğim kısmını, kenarlarını yemek artık suç oldu resmen! Ya “Kenarları yenir mi hiç?”, “Yemek zorunda değilsin kenarlarını” ve “Bırak kenarlarını, yeme” söylemlerine ya da hiçbir şey söylenmese bile tasvip etmeyen, tiksinen bakışlara maruz kalıyorum.
Ama size söylüyorum: kenarları olmadan pizza bir hiçtir.
Ha, sandviç ekmeğinin kenarlarını çıkartabilirsiniz, ona [...]
…ve sonsuza kadar mutlu mesut yaşadılar.
Fakat bu, hikayenin sonu değil, başıydı. Nasıl sonsuza kadar mutlu yaşarlardı? Nasıl “sonsuza kadar” yaşarlardı?! Peri masallarından etkilenmek ölümsüzlüğün formülü olabilir miydi? Yoksa anlatılmak istenen “ölene kadar mutlu yaşadılar” mıydı?
Peki öyleyse, neden aynen o yazılmamış? “Ölüm” kelimesi korkunç olduğu için mi? “Ölüm” deyince işin içine korku, acı, üzüntü giriyor, değil [...]
Gözde teknoloji ne ola ki?
8 ayda cep telefonu bozabilen çocuğa iki yılın üstünde dayanabilen kitap büyüklüğünde bir laptop olabilir. İşlemci teknolojisi eski olsa da diğer bilgisayarlara pekçok konuda yine de toz yutturan, o güne kadar kullandığı en rahat klavyeye sahip olan, ekran-klavye-mouse üçlüsüne bağlanınca dizüstü olduğunu unutturan, körlerin kulaklarının iyi duyması gibi bi tarafı [...]
It’s easy to regret your awkward conversations but hard to regret the ones you didn’t have.