Category Archives: Kişisel

It’s a blessing and a curse.

Resmi nerede gördüğümü gerçekten hatırlayamıyorum, ama digg’de çıkmış olması lazım.

İnsanları silah öldürmez, devlet öldürür.

Tam da bu haberin üzerine ne de güzel oturdu bu söz, King of the Hills çizgi dizisinin 2. sezon 1. bölümünden…
Tabii ki devletin vatandaşlarını birer birer yok etmesi için tek yöntem psikopatların eline tabanca tutuşturup beline rozet takması değil. Mesela, geçtiğimiz seçimlerinde oy verdiğiniz ülkeye ait nüfus cüzdanınızı yenilemek istediğinizde “ama siz nüfusta kayıtlı değilsiniz [...]

Ben de kendi adımı havalı zannederdim…

…tüm sesli harflerin “e” olması, falan.
Ama bunun yanında hiçbir şey kalıyor benimki.
Başkaları da benimle hemfikir sanırım.

Wall-E ve İlk Randevu

“İlk randevuda sinemaya gitmemek için 12 neden” diye bir makale yazmış biri. İlk iki madde, “klişe olması” ve “konuşmaya yer vermemesi” gibi çok bariz ve her zaman geçerli olan bahaneler olduğundan, geriye kalan diğer 10 nedenin 1 numarası şu oluyordu:
Ne düşündüğünüzü biliyorum. “Bu kızı Wall-E’yi izlemeye götürürüm!” diye düşünüyorsunuz, “Hem sevimli, hem komik, hem de [...]

i’m thinking of the beach where i stood today, picking up things the world throws away…

Az önce Adium’da değiştirilen grup isimlerinin Windows Live sunucusuna, ve haliyle Windows Live Messenger’a yansımadığını hatırladım.
Korkum, aynı şeyin silinen kişiler için de geçerli olması.

Saçmalık…

I wandered round the city, I watched the pigeons fly,
I gave some money to a homeless guy.
I thought about my future and all the plans I made,
and suddenly it seemed like such a charade.

Kendim daha iyi anlatamazdım…

You have to be willing to risk a heartache if you want the good stuff…

bombs away…

you walk away
and I’m so glad that we had this time,
but I wish it wasn’t so much like pulling teeth

Define “like”…

You know that I adore all of God’s creatures and the metaphors they inspire, but those butterflies have got to be murdered.

Two hearts are beating together… (Wooo.)

Az önce bir albüme 21 lira ödedim. Daha önce de ödemiştim, ama bu seferki niye beni buraya yazmaya sürükledi?
Çünkü,

albüm aslında bir EP, sadece üç şarkı var.
albüm aslında CD değil, 12″ bir plak.
benim bir pikabım bile yok.

Yani sanırım az önce asla dinleyemeyeceğim bir albüme 21 lira verdim.
I’m in love. (Wooo.)