Maxtor OneTouch 4 Plus, HP W2207 ve Apple Wireless Keyboard

Hepsini aldım. Hepsi benim.

Time Machine muhteşem bir şey. Sırf ona güvenerek, eve geldim ve bir sürü film sildim bilgisayarımdan. Okula dönünce diski bağlayıp eski bir tarihe gidip, hop çekeceğim oradan. Geri kalan bölüntüye de ayrıca müzikleri aktarmak lazım ama.

HP W2207 diye aldığım monitör de W2207H çıktı. Olsun. Sonuçta DVI’ı HDMI’a çeviren bir adaptörle gayet güzel dijital olarak kullanabiliyorum. Bir de pivot özelliği var ki, değmeyin kod yazarken keyfime…

Apple Wireless Keyboard, bunların içinde en pahalı olanı. Dalga geçiyorum, tabii ki değil. Ama yine de en pahalı gelenlerinden biri. Üç tane klavye yerine bir tane 22″ monitör alabiliyorsun. Yeni monitörümü ana monitör olarak kullanmak için mecburdum almaya, çünkü MacBook’um yanda kalıyordu. Bu klavye de MacBook klavyemin birebir aynısı, oldukça memnunum.

Hoş, yine de, Honda Civic’i tercih ederdim sanki. Sağlık olsun.

Bir dilim hosting alabilir miyim?

WordPress 2.5′e geçmenin şerefine (ne alakaysa, sanki ben yazdım yazılımı) kendime bir iyilik yaptım, SliceHost’tan kendime bir 256′lık VPS dilimi aldım.

Bütün bu blogları Dreamhost’ta tutmaya karar verdim, ama şu âna kadar burada hiç bahsetmediğim 4 adet sitemi SliceHost’taki hesabıma aktarmaya başladım bile. Bir tanesi tam anlamıyla çalışıyor, diğerini yeni açtım, diğer ikisi ise yakında gelecek.

Korkarım 256′lık bir dilim yetmeyecek yakında, ama şimdilik gayet rahat gidiyorum. İşin en güzel tarafı, her şeyi kendin kurduğun için inanılmaz esneklik sağlaması.

Dipnot: Yılda sırf alan adına 310YTL veriyormuşum. 16 adet alan adı için 205, sırf tek “.im”li alan adı için 105 lira.

Dip-dipnot: WordPress 2.5′in tam ekran yazma modu bir harika.

Dip-dip-dipnot: Yakında VPS’lerle ilgili bunun gibi bir yazı yazacağım.

B.ku-çıkana-kadar-dipnot: WordPress’in kullanıcı veritabanı sisteminden ve eklenti mekanizmasından anlayan beri gelsin. Ciddi sorunlarım var, uğraşacak vaktim yok.

13:37

Çok geek olmuşum. İki gündür saat tam 13:37′de saate bakıyorum, ve seviniyorum.

Biraz da uzun bir yazı yazmak lazım arada. Böyle olmuyor. Ama şimdilik böyle.

Işık Üni. Kampüsündeki YouTube Engelini Aşma

Bizim okul, parasını verdiği bantgenişliğini aşınca n’apıyor? Hayır, ekstra para vermiyor, direkt en çok para giden kaynağı engelliyor. Bu ilk sene Limewire ve KaZaA ağlarıydı, ikinci sene BitTorrent oldu, şu anda ise YouTube. Fakat YouTube’daki sorun sitenin hiç açılmaması değil. Site açılıyor, ama bir şeyleri yükleyemiyor, ve dolayısıyla site bozuk çıkıyor.

engellihali
Devamını okuyun »

Define “like”…

You know that I adore all of God’s creatures and the metaphors they inspire, but those butterflies have got to be murdered.

Two hearts are beating together… (Wooo.)

Az önce bir albüme 21 lira ödedim. Daha önce de ödemiştim, ama bu seferki niye beni buraya yazmaya sürükledi?

Çünkü,

  • albüm aslında bir EP, sadece üç şarkı var.
  • albüm aslında CD değil, 12″ bir plak.
  • benim bir pikabım bile yok.

Yani sanırım az önce asla dinleyemeyeceğim bir albüme 21 lira verdim.

I’m in love. (Wooo.)

Bu şarkıyı Campus Online’a gönderiyorum…

Come on, come on…
Come on, COME ON!

Böyle iş olmaz ki ama…

Farkediyorum da, bölüm derslerimi hep AA ile geçerken, abuk subuk lise derslerinden (fizik gibi, calculus gibi) dönem üstüne dönem uzatıyorum.

Ne yapacağımı ben de şaşırdım.

Sunday

Yeah, it will be ok
Do nothing today
Give yourself a break
Let your imagination run away

Ne diyelim, hayırlısı olsun…

Türkiye’de işe yarar mı acaba..?